İstanbul’un Karanlık Yüzü: Karanlıkta Diyalog

istanbulun-karanlik-yuzu-karanlikta-diyalog

İstanbul’u bu zamana kadar hiç bu kadar farklı yaşamadınız!” cümlesiyle ilgimi çeken ‘Karanlıkta Diyalog’ sergisi benim için sıra dışı bir deneyimdi. Zifiri karanlık bir sergi salonunda sadece duyularınızla hareket ediyorsunuz. Hissediyorsunuz, işitiyorsunuz, konuşuyorsunuz, dokunuyorsunuz.. Sadece tek bir eksiğiniz var o da görmek.

 Karanlıkta Diyalog Nedir?

Dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana “dokunmuş” Karanlıkta Diyalog deneyimi, HE Projects ve S360 işbirliğiyle şimdi ve ilk kez Türkiye’de ve İstanbul’da.

Karanlıkta Diyalog sizi parkta dolaşmak, bir caddede karşıdan karşıya geçmek gibi günlük hayat deneyimlerine sokar, ama tümüyle karanlıkta! Duyularınızı uyandırarak ve farkındalığınızı derinleştirerek.

Görme engelli rehberlerimiz, sizin dokunarak, koklayarak ve duyarak yeni ve farklı bir biçimde görmenizi sağlayacak ve sizi unutulmaz bir yolculuğa çıkartacaklar.

İstanbul’u Görmeden Yaşamak

Gayrettepe Metro İstasyonu Sergi Salonunda gerçekleştirilen etkinlik için Biletix’ten daha önce biletimizi almıştım. Sergi salonuna  gidince de orada Biletix gişesi olduğunu gördüm. Gitmek isteyipte bilet alacaklara duyurulur.

istanbulun-karanlik-yuzu-karanlikta-diyalog-2

Sergi öncesi kısa bir bilgilendirmeden sonra salonda bulunan kilitli dolaplara kişisel eşyalarımızı bıraktık ve salona geçtik. Saat, takı, cep telefonu ve parlayan herhangi bir eşyanız varsa salona bu eşyalarla giremiyoruz. İsterseniz telefonunuzu kapatıp yanınıza alabilirsiniz. Grup olarak 8 kişi olduğumuzu da belirteyim.

Ortam beklendiği üzere zifiri karanlık ve bu deneyim 1,5 saat sürüyor. Görme engellilerin kullandığı özel baston ile maceramıza başlıyoruz. İlk olarak labirentten geçerek bize sergi boyunca eşlik edecek görme engelli rehberimizin yanına ulaşıyoruz. Kısa bir muhabbetten sonra ilk parkur olan parkta yürüyoruz. Bastonlarımızı kullanarak ve dokunarak etrafımızdaki nesnelere odaklanmaya çalışıyoruz. Çakıl taşlı yolda ilerleyip küçük bir köprüye ulaşıyoruz. Köprüyü geçip bank bulup dinleniyoruz. Kuş, şelale, börtü böcek seslerini dinliyoruz. Görme duyumuzu tamamen kaybettiğimiz için sesleri daha net ayırt edebiliyoruz.

Sokağa doğru ilerliyoruz. İstanbul trafiğinde karşıdan karşıya geçmenin görerek bile zor olduğu bu zamanda görmeden geçmeyi siz düşünün artık. Sokakta bir araba var ve çarpmadan geçerseniz kurtuldunuz. Bu arada kaldırımı da unutmayalım dikkatli olmayan düşebilir.

Sokağın karşısında bizi tramvay bekliyor. Önce etrafını inceleyip basamağı bulmaya çalışıyoruz, bulunca da dikkatle çıkmayı ihmal etmiyoruz. Bindikten sonra kendimize yer bulup oturuyoruz. Tüm arkadaşlar yerleştikten sonra simülasyonumuz başlıyor. İstiklal caddesinde ilerliyormuş hissi yaratan bu simülasyonda, tramvay sesinden sokak çalgıcılarına, halkın sesinden eğlence yerlerindeki müziklere kadar düşünülmüş. Taksim’den tünele gitmiş kadar oluyorsunuz.

Tramvaydan iniyoruz ve sıradaki durağımız pazar. Yalnız pazara gitmeden önce bankamatiğe uğrayıp para çekmeyi unutmuyoruz. Sonra da kendimizi pazarda buluyoruz. Meyve ve sebzelere dokunarak ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Patates, biber, salatalık ne ararsanız var.

Sırada aktivite odaları var. İlk aktivite olarak sinema odasına gidiyoruz. TTNET sponsorluğunda hazırlanan bu salonda birkaç film sahnesi dinliyoruz. Görme engelliler için özel olarak hazırlanan bu filmler için Tivibu’dan yararlanılıyor. Filmleri dinleyerek hangi film olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Biz bu filmleri daha önce izlediğimiz için bize tanıdık geliyor ama hiç görmeyenler için aynı şeyi söylemiyorum. İkinci odamız harf odası. Bu odadaki duvarlarda Braille Alfabesi yer alıyor. Görme engellilerin kullandığı bu alfabeyi dokunarak inceleyip öğrenmeye çalışıyoruz. Daha sonra dağıtılan kağıtlara yazılar yazıyoruz.

istanbulun-karanlik-yuzu-karanlikta-diyalog3

Son olarak cafeye gidiyoruz. Cafede görme engelli bir rehber daha bizi karşılıyor. Sıcak içeceklerden soğuk içeceklere kadar her şey mevcut. Cebimdeki parayı çıkarıp içinden 2 TL’yi seçip rehbere uzatıp suyumu alıyorum. Kağıt para konusunda da sıkıntı olmadığını söyleyebilirim çünkü para cetvelleri mevcut. Bu cetvel sayesinde paranın boyunu ölçerek ne kadar olduğu anlaşılıyor. Diğer arkadaşlar da içeceklerini aldıktan sonra cafede oturup sohbete başlıyoruz ve içeceklerimizi içip cafeden ayrılarak sergimizi bitiriyoruz.

Yaptığımız herşeyi anlatmaya çalıştım. Keşke uygulamakta yazmak kadar kolay olsaydı. Hiç görmediğiniz bir ortamda bunları yapmayı denerseniz ne yaşadığımızı belki anlayabilirsiniz. Engeller, birbirimize çarpmalar, kaybolmalar.. Ne kadar zor olduğunu yaşamadan bilemiyoruz. Biz sadece 1,5 saat süre ile bu deneyimi yaşadık. Görme engelli arkadaşlarımızın hayatı boyunca yaşadığı bu durumu az da olsa anlamaya çalıştık.

Bu farkındalığı yaşamamıza vesile olan tüm organizasyon ekibine çok teşekkür ederim. Bu etkinlik Mart sonuna, katılım artarsa Haziran’a kadar devem edecek. Hatta ilgi devam ederse kalıcı olarak kalma durumu da olabilir. Ben gelme imkanı olan herkesin bu deneyimi yaşamasını istiyorum. Karanlıkta Diyalog, her 15 dakika da bir seans ile Pazartesi-Cumartesi 10.00-20.00, Pazar 12.00-18.00 saatleri arasında açık. Haftanın belirli günleri ve seansları İngilizce tura ayrılıyor. Bilet ücreti 25 tl, indirimli olarakta 17 TL’den satılıyor.

Sergi salonu girişinde de bir cafe mevcut ve burada ‘Karanlıkta Diyalog’ temalı ürünleri satın alabiliyorsunuz. Bardak altlığı, kalemlik, kalem, silgi, rozet, çanta, termos bardak, etkinliğe ait cep kitabı gibi ürünler var. Etkinlik biletiniz varsa ki orda olduğunuza göre muhtemelen olacaktır ürünleri %10 indirimli satın alabilirsiniz.

istanbulun-karanlik-yuzu-karanlikta-diyalog-4

Karanlıkta Diyalog Web Sitesi

Karanlıkta Diyalog Biletix Sayfası

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir